7 Ocak 2026 Çarşamba
Haber

Prof. Dr. Demir’den Geleceğin Eğitimcilerine Hayati Uyarı: “Okumayan Öğretmen Başkasının Aklıyla Yaşar”

Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta konuşan Prof. Dr. Celal Demir, öğretmenlik mesleğinin sadece müfredat bilgisinden ibaret olmadığını vurgulayarak, düzenli okuma alışkanlığı olmayan eğitimcilerin mesleki başarı şansının düşük olduğuna dikkat çekti.

Paylaş:
Prof. Dr. Demir’den Geleceğin Eğitimcilerine Hayati Uyarı: “Okumayan Öğretmen Başkasının Aklıyla Yaşar”

Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta konuşan Prof. Dr. Celal Demir, öğretmenlik mesleğinin sadece müfredat bilgisinden ibaret olmadığını vurgulayarak, düzenli okuma alışkanlığı olmayan eğitimcilerin mesleki başarı şansının düşük olduğuna dikkat çekti.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celal Demir, geleceğin öğretmen adaylarına yönelik önemli uyarılarda bulundu. AKÜ Türkçe Topluluğu tarafından Abdullah Kaptan Konferans Salonu’nda organize edilen “Türkçe Eğitimine Adanmış 40 Yıl” başlıklı konferans, hem bir tecrübe paylaşımına hem de duygusal bir vedaya sahne oldu.

Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nusret Koca, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte kürsüye gelen Prof. Dr. Demir, meslek hayatındaki 40 yıllık birikimini genç meslektaş adaylarıyla paylaştı.

“Müktesebatlı Öğretmenin Yeri Doldurulamaz”

Konuşmasının merkezine “okuma kültürü”nü yerleştiren Prof. Dr. Demir, iyi bir öğretmenin en belirgin vasfının düzenli ve verimli okuma alışkanlığı olduğunu belirtti. Demir, toplumun ve öğrencilerin gözündeki ideal öğretmen profilini şu sözlerle çizdi:

“Öğrencinin, idarenin, velinin veya toplumun gönlünde; okuyan, kendisini yetiştirmiş, donanımlı, eskilerin tabiriyle 'müktesebatlı' bir öğretmenin yeri daima ayrıdır ve özeldir. Düzenli ve verimli bir okuma alışkanlığı olmadığında, iyi bir öğretmen olma şansı maalesef düşüktür.”

Okumanın sadece bireysel bir gelişim aracı değil, aynı zamanda bir kriz yönetimi becerisi olduğunu ifade eden Demir, “Çok okumadığımız zaman başkalarının düşünceleriyle idare etmek zorunda kalıyoruz. Kendimiz fikir üretemiyoruz. Çünkü okumak bir sürece dâhil olmaktır, çevremizi genişletmektir” dedi.

Öğretmenliğin Üç Sacayağı: Bilgi, Sanat ve Ahlak

Prof. Dr. Demir, öğretmenlik mesleğini üç temel sütun üzerine inşa etti: Bilgi, sanat ve ahlak. Bilgi kısmında müfredata hakimiyetin şart olduğunu belirten Demir, işin sanat ve ahlak boyutunu ise şöyle detaylandırdı:

“Öğretmenlik bir sanattır; öğretmen kürsüde dersini etkili bir şekilde anlatabilmeli, beden dilini doğru kullanmalı ve akıcı bir üslupla sınıfı yönetebilmelidir. Ahlak boyutunda ise toplumumuzun en çok değer verdiği unsur olan meslek ahlakı devreye girer. Bu üç sacayağı sağlam olmadığında eğitim eksik kalır.”

“Sonra Kelimesi Başarının Düşmanıdır”

Öğrencilere çalışma disiplini konusunda da tavsiyelerde bulunan Demir, erteleme alışkanlığının başarının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. “Sonra” kelimesinin tehlikesine dikkat çeken Demir, “Bu kelime başarının en büyük düşmanıdır. Doğru ve verimli çalışmanın en önemli şartı işleri ertelememektir. İhtimallere kapı açmadan, işi sonraya bırakmadan disiplinli çalışmak gerekir” ifadelerini kullandı.

Anadolu Pedagojisinde “İnat” Kavramı

Başarının temelinde kararlılığın yattığını belirten Prof. Dr. Demir, Anadolu kültüründeki “inat” kavramına farklı bir bakış açısı getirdi. İnat kelimesinin Anadolu insanı tarafından kararlılık anlamında kullanıldığını hatırlatan Demir, “Bu kelime; sürekliliği, azmi, cesareti ve güçlü iradeyi barındırır. Başarmak için gösterilen düzenli ve kararlı duruşu ifade eder. Bu yönüyle inat, bizim pedagojimizde olumlu ve değerli bir kavramdır” şeklinde konuştu.

Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve Prof. Dr. Demir’e teşekkür plaketinin takdim edilmesiyle sona erdi.